MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mahkemenin 23/05/2013 tarihli ve kurumun 600 TL zararının giderilmesi koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararında, CMK'nın 231/9. maddesindeki “Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.” hükmüne aykırı olarak denetim süresi içinde aylık taksitler belirlenmeksizin kurum zararının ödenmesine dair verilen kararın infazı için sanığa yapılan ödeme ihtarında 30 günlük süre içinde zararın tamamının ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiği anlaşılmış ise de; sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde, denetim süresi içinde kasıtlı suçlar işlediğinin anlaşılması nedeniyle mahkemenin 30/10/2014 tarihli kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasının yerinde olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmeyen sanığın durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulların varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir" hükmü uyarınca, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmek suretiyle hükmün değiştirilmesi,
2- 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu değerlendirilip, katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilmek suretiyle "bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, katılan kurum tarafından bildirilen vergili ve cezalı tutarı ödemesi gerektiğinin sanığa ihtar edilmesi ile yetinilerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
3- Kabule göre de;
Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiş bulunmasına göre, aynı Kanun'un 53/4. maddesi uyarınca sanık hakkında aynı Kanun'un 53/1. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 25/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy