MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...’in yokluğunda verilen karar soruşturma aşamasında yapılan sorgu sırasında sanık müdafii olarak sorguya katılan Av. ...’e tebliğ edildiği ve avukat tarafından ek kararın temyiz edildiği anlaşılmış ise de, sanığın kovuşturma sırasında 10.12.2014 tarihli ifadesinde müdafii istemediğini belirttiği gibi, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığı, Av. ...’in dosya kapsamında vekaletnamesine de rastlanmaması karşısında, Av. ...’in temyiz tarihi olan 03/02/2015 tarihinde sanık ...’in müdafii olduğuna dair vekaletnamesinin bulunup bulunmadığının araştırılması, vekaletnamesi var ise eklenmesi, bulunmaması halinde bu hususun tutanakla tespit edilerek, yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün bizzat sanık ...’e tebliğinin gerektiği ancak hükmün sanığa tebliğ edildiğine dair dosyada bir belgeye rastlanmadığından, gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun şekilde (sanığın cezaevinde olması halinde cezaevinde tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklendikten ve ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması, temyize gelmeyen diğer sanık ...’ın yokluğunda verilen hükmün, sanığın kovuşturma sırasında alınan ifadesinde bildirdiği adresine tebliğ edilememesi üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı anlaşılmakta ise de; Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese Kanun'un gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir. Aksi halde 35. maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir. Sanık ...’ın mahkemeye bildirdiği adreste daha önce yapılmış herhangi bir tebligat bulunmadığından kendisine 35. maddeye göre yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; sanık ...'a gerekçeli kararın ve usulüne uygun şekilde (sanığın cezaevinde olması halinde cezaevinde tebliği, aksi halde güncel MERNİS adresi bulunmayan sanık hakkında Tebligat Kanunu'nun 28. maddesinde ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 48. maddesinde belirtilen yöntem izlenmek suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklendikten ve ek tebliğname de düzenlendikten sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 04/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy