Elektrik hırsızlığı suçundan sanık ...'un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk, 522, 523, 59 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 176,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince adlî para cezasının ertelenmesine dair GAZİANTEP 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/01/2008 tarihli ve 207/381 esas, 2008/37 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın talebi üzerine, anılan mahkûmiyet hükmünün ortadan kaldırılarak, kamu davasının düşürülmesine ilişkin Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2017 tarihli ve 2007/381 esas, 2008/37 sayılı ek karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/02/2018 gün ve 94660652-10527-12336-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/02/2018 gün ve 2018/15204 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1-Sanık hakkında elektrik hırsızlığı suçunu işlediğinden bahisle 765 sayılı Kanun hükümleri gereğince neticeten 176,00 yeni Türk lirası adlî para cezası verilerek, 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince cezasının ertelendiği, 765 sayılı Kanun'un 95/2. maddesinde yer alan " Cürüm ile mahkûm olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer hir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkûmiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur." şeklindeki hüküm ile karar tarihinde yürürlükte bulunan 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2/1. maddesinin, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” ve 11/04/2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile değişik 2. fıkrasının, “Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.” şeklinde olduğu, ayrıca 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 3. fıkrasının da “ İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir.” şeklinde olması karşısında, sanığın işlediği elektrik hırsızlığı suçunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılan suçlardan olup, mevzuat gereği adlî sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alınması gerektiği, 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 5352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2 maddesi uyarınca ancak aynı Kanun'un 12/1-b. maddesindeki şartların gerçekleşmesi hâlinde arşiv kaydından silinmesinin mümkün olduğu görülmekle, söz konusu mahkûmiyet kaydının henüz arşiv kaydından silinme koşulları oluşmadığı gibi, 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/3. maddesi gereğince 6290 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11/04/2012 tarihinden itibaren şartları oluştuğu taktirde Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından arşiv kayıtlarının silinebileceği, bu haliyle sanığın talebi hakkında dosya kapsamı ile uyumlu olmayacak şekilde hükmün ortadan kaldırılarak, sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde,
2-Sanığın üzerine atılı suçun elektrik enerjisi hırsızlığına ilişkin olması nedeniyle hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkemesince uyarlama yapılması gerekeceği, karşılıksız yararlanma olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. maddesi kapsamına alınan suçun, 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş olması karşısında, sanığın bahse konu suç nedeniyle meydana gelen zararı tazmin edip etmediğinin tespit edilmesini müteakip, zararın giderildiğinin belirlenmesi halinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü hakkında Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2008 tarih ve 2007/381E., 2008/37 K. sayılı kararı ile TCK’nın 491/ilk, 522, 523 ve 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince erteli 176,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyete hükmedildiği ve temyiz edilmeksizin 28.02.2008 tarihinde kesinleştiği, bilahare hükümlünün 16.08.2016 tarihli dilekçesi ile adli sicil ve arşiv kaydının silinmesini talep etmesi nedeniyle mahkemece 08.03.2017 tarihli ek karar ile “Hükmün kesinleşmeden itibaren 5 yıllık denetim süresinin 28.02.2013 tarihinde dolduğu ve hükümlünün denetim süresi içerisinde başka bir suç işlemediği gerekçesiyle hükmün ortadan kaldırılmasına ve davanın düşürülmesine” karar verildiği anlaşılmış ise de; atılı suçun elektrik enerjisi hırsızlığına ilişkin olması nedeniyle hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkemesince uyarlama yapılması gerekeceği, karşılıksız yararlanma olarak 5237 sayılı Yasa'nın 163/3. maddesi kapsamına alınan suçun, 6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş olması ve dosya kapsamına göre zararı tazmin ettiği anlaşılan hükümlü hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden 2 no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (GAZİANTEP) 10. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 08.03.2017 gün ve 2007/381 E., 2008/37 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; 26.04.2004 tarihli eylem nedeniyle elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan mahkûmiyetine karar verilen hükümlünün, katılan kurumun zararını 06.05.2004 tarihinde tazmin etmiş olduğunun anlaşılması karşısında, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası ile 5271 sayılı CMK'nın 223/4-a maddesi uyarınca CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, verilen kararın niteliği itibariyle 1 no'lu bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 21.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.