Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 35, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cealandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair BANAZ (kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2009 tarihli ve 2008/146 esas, 2009/12 sayılı kararına suça sürüklenen çocuk müdafiisince yapılan itirazın reddine ilişkin Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin 10/09/2009 tarihli ve 2009/802 değişik iş sayılı kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 35, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2017 tarihli ve 2016/298 esas, 2017/89 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen15/02/2018 gün ve 13841/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/02/2018 gün ve 2018/14434 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kasapmına göre, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir" şeklindeki hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan suça sürüklenen çocuğun 5271 sayılı CMK’nın 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suçu işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, dosyanın yeniden ele alınmasına yönelik ihbarda bulunan Demirci Sulh Ceza Mahkemesinin 29.12.2011 tarih ve 2011/79 E., 2011/492 K. sayılı ilamında; suça sürüklenen çocuğa TCK'nın 106/1-1 maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası verildiği, 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve ayrıca suça sürüklenen çocukların üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçların da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşıldığından, söz konusu ilamda uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığını mahkemesinden sorularak ve suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde başka bir suç işleyip işlemediği de araştırılarak sonucuna göre, hem hırsızlık hem de resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin hükmün açıklanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Şikâyetçinin oto yedek parça dükkânının içerisindeki kasada bulunan 550,00 TL parayı çalan suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK'nın 142/1-b. maddesinde düzenlenen “bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 141/1.maddesi ile uygulama yapılması,
3- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 4. fıkrası gereğince fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan küçük sanık hakkında (hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarında) aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi hususu da belirlenmiş olup, bu yönlerden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 21.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy