Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından, sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/09/2013 tarih 2013/210 E-541 K sayılı kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme eylemlerine ilişkin Dairemizin 16/03/2016 gün ve 2014/25128 – 2016/4699 sayılı ilamı ile hükümlerin onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/03/2018 gün, KD 2018/9318 sayılı itirazı üzerine 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosya dairemize gönderilmekle yapılan incelemede;
Dairemiz tarafından verilen 16/03/2016 gün ve 2014/25128 E-2016/4699 K sayılı ilamına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın KABULÜNE ve verilen onama kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Yargıtay C.Başsavcılığının 18.06.2014 tarih 2013/361808 no’lu tebliğnamesinin başka suçtan Ümraniye E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü bulunan sanığa 09.05.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
1-Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş,dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın mahkeme aşamasında 11.01.2011 tarihli oturumda müştekinin zararını gidermek istediğini belirtmesi ve müştekinin de aynı oturumda zarar talebinin olmadığını bildirmesi karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 17.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy