MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hapis cezasının yasal sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Tüm dosya içeriğine göre, müştekinin, 2005 yılında sanığın kendi üzerine kayıtlı olmayan aracı sanıktan 2.850,00 TL bedel ödeyerek haricen satın aldığını, ancak sanığın aracın satışını noterden kendisi üzerine vermediğini, daha sonra müştekinin ikametinin önünde bulunan aracı çekici yardımıyla götürdüğünü belirttiği, sanığın ise müştekinin araç üzerindeki vergi ve cezaları ödemediği için aracı bulunduğu yerden aldığını beyan ettiği, yine tarafların mahkeme beyanlarından, müştekinin sanığa aracı geri verdiği ve sanıktan şikayetinin olmadığı, sanığın ise müştekiden araç için almış olduğu parayı iade ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin TCK'nın 144/1-b maddesinde düzenlenen hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde TCK'nın 142/1-e maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
2- TCK'nın 144/1-b. maddesinde düzenlenen suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesinin şikayete bağlı olduğu, müştekinin 07.05.2010 tarihli duruşmada şikayetinden vazgeçtiği gözetilerek; TCK'nın 73. maddesi uyarınca sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi; sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul etmemesi halinde ise 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK'nın 144/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 11.04.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy