Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlâl suçlarından sanık ...’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 35 (kanun maddesi gösterilmemiş ancak teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilmiş) 116/2 ve 116/4. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 1 yıl 2 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair TURGUTLU 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2006 tarihli ve 2005/362 esas, 2006/606 sayılı kararının infazı sırasında, sanığın 02/12/2016 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik sonucu infaza konu ilâmdaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebi üzerine, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi sonucu uzlaşma sağlandığından bahisle, konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçundan verilen hükmün ortadan kaldırılmasına sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 254/2. maddesi gereğince düşmesine ilişkin Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2017 tarihli ve 2005/362 esas, 2006/606 sayılı ek aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/02/2018 gün ve 94660652-105-45- 13017-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/03/2018 gün ve 2018/17472 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinin 2. cümlesindeki “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” şeklinde hüküm, suç tarihi olan 18/05/2005 tarihinden sonra 26/06/2009 tarihinde eklenmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 6763 sayılı Kanun’la değiştirilmeden önceki şekline göre de 253/1-a.1. maddesiyle konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun uzlaşma kapsamında olduğu, anılan suçtan verilen mahkûmiyet hükmünün Yargıtay 22. Ceza Dairesinin 14/03/2016 tarihli ve 2015/12745 esas, 2016/3992 sayılı kararıyla onanmış olması karşısında, uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın üzerine atılı iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun 18.05.2005 tarihinde işlendiği, hırsızlık suçuyla birlikte işlenen iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarının soruşturma ve kovuşturmasının şikâyete tabi olmadığına ilişkin düzenlemenin 06.12.2006 tarihinde 5560 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile TCK'nın 142/4. maddesine eklendiği, ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinin 2. cümlesindeki “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” şeklindeki amir hükmün de 5918 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile 26.06.2009 tarihinde kanun metnine eklendiği anlaşılmakla birlikte, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2012/1142 E., 2013/17 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere, TCK'nın 119. maddesi kapsamındaki nitelikli iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu, CMK'nın 253/1. fıkrası “b” bendi 3 no’lu alt bendi kapsamı dışında bulunduğundan uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği gözetilmeyerek, “tarafların uzlaşmış olmaları nedeniyle kamu davasının CMK’nın 254/2. maddesi gereğince düşmesine” karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (TURGUTLU) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 15.06.2017 gün ve 2005/362 E., 2006/606 K. sayılı kararın, belirtilen nedenle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA, 28.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy