MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın temyiz isteminin reddine dair mahkemece verilen 05/02/2018 gün ve 2016/680 E. – 2017/1173 K. sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair verilen ek kararın istem gibi ONANMASINA,
2- Sanıklar ... ve .... hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 151/1 maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 09/02/2006 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...’ün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
3- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma ve hırsızlık suçları, sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu bakımından eylemlerinin TCK’nın 116/2-4, 119/1-c maddeleri kapsamında kaldığı ve aynı Kanun’un 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca da 15 yıl olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, sanık ...’in diğer sanıklar ile birlikte ortak iştirak iradesi ve işbirliği içinde hareket etmesi karşısında, sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, aynı Kanun'un 39. maddesi ile uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
4- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Dosya kapsamına göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
Sanık hakkında verilen 14/02/2011 tarihli hüküm sanığın temyizi üzerine bozulması nedeniyle, yeni hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca iki kez 7 ay hapis cezasının sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden iki kez 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ...’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı temyiz istemi reddedilen sanık ...'a da sirayeti suretiyle CMUK’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Yasanın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gereğince sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçlarından tayin olunan sonuç cezaların “iki kez 7 ay hapis cezası” olarak belirlenmesine karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy