MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, askeri yasak bölgelere girme, 2565 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Usulüne uygun olarak kamu davasından haberdar edilmeyen hazine vekilinin, 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca kanun yollarına başvurma hakkı bulunduğu ve hükmü temyiz etmekle kamu davasına katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, suçtan zarar gördüğü açıkça anlaşılan hazinenin davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1- Sanık ... hakkında hırsızlık ve askeri yasak bölgelere girme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesine göre de Kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından katılan vekilinin temyiz dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2- Sanık ... hakkında hırsızlık ve askeri yasak bölgelere girme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve taktirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3- Sanık ... ve sanık ... hakkında 2565 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Birinci derece askeri yasak bölge olduğu anlaşılan suça konu yerdeki tel örgülerin 20.09.2011 tarihli olay yeri inceleme raporunda kesildiğinin belirtilmesi ve sanık ...’un 02.12.2011 tarihli duruşmada askeri alanı sınırlayan teli sanık ...’ın kestiğini söylemesi ve her iki sanığın aynı gün askeri yasak bölgeden çaldıkları suça konu hurda malzemelerle birlikte yakalanması karşısında, sanıkların üzerlerine atılı suçun sübut bulduğu ve mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy