Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 168/1, 151/1, 31/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis ve 1.000,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2013 tarihli ve 2008/559 esas, 2013/45 sayılı kararını müteakip sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, yargılama sonucunda suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 168/1, 151/1, 31/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis ve 1.000,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2017 tarihli ve 2017/573 esas, 2017/480 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 06/03/2018 gün ve 1963-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/03/2018 gün ve 2018/22097 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, somut olayımızda suça sürüklenen çocuk hakkında İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2013 tarihli ve 2008/559 esas, 2013/45 sayılı kararına konu ilk kararın itiraz edilmeksizin 12/04/2013 tarihinde kesinleştiği, İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/05/2017 tarihli ve 2016/397 esas, 2017/337 sayılı kararına konu 2. suçun ise 13/12/2014 tarihinde işlendiği ve söz konusu bu kararın 21/09/2017 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde, sanık hakkında duran zamanşımı süresinin ikinci suçun işlenme tarihi olan 13/12/2014 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, suç tarihi olan 16/05/2008 tarihi ile hükmün açıklanarak mahkûmiyet kararının verildiği 28/11/2017 tarihleri arasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesindeisabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 12.04.2013 tarihi itibariyle duran zamanaşımının 21.09.2017 tarihinde kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 13.12.2014 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk ...’a atılı suçların gerektirdiği cezaların üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 6 yıllık zamanaşımının, suçun işlendiği 16.05.2008 ile mahkûmiyet kararının verildiği 24.11.2017 tarihleri arasında gerçekleştiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (İSTANBUL) 42. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 24.11.2017 gün ve 2017/573 E., 2017/480 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; açılan kamu davasının, CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmolunan cezaların kaldırılmasına, 09.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.