MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, temyiz isteminin mahkemenin 21/04/2009 tarih ve 2007/747 Esas 2009/244 Karar sayılı kararına yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen hükmü, 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 17/10/2016 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanığın eylemine uyan TCK'nın 151/1 maddesinde belirtilen mala zarar verme suçu için öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 05/06/2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 30.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy