MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında mühür bozma suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesine göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, aynı Kanun maddesinin 12. fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığı ve aynı Kanun'un 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından sanığın temyiz dilekçesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar yönünden itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II- Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sayaç yerine boru takarak kaçak su kullanıldığının iddia edildiği olayda, kiracı olarak bulundukları evde eşi ile birlikte yaşayan ve sabit geliri bulunmayan sanığın, savunmasında suçlamayı kabul etmediği, 2012 yılının Nisan ayında annesinin yanına taşındığını, her ne kadar abonelik kendi adına olsa da ödemelerin boşandığı eşi ... tarafından yapıldığını beyan etmesi karşısında, içinde bulunduğu sosyo-ekonomik ve kültürel şartlar da dikkate alınarak, evin geçiminin, elektrik, su ve benzeri giderlerin ödenmesi ile ilgili sorumlulukların kime ait olduğu araştırılıp, sanık dışında evin sorumluluğunun eşi ...’e ait olduğunun tespiti halinde hakkında suç duyurusunda bulunularak, kamu davası açıldığı takdirde bu dosya ile birleştirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırmaya dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu değerlendirilip, katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan kurumun bildirdiği zarar sanığa ihtar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
3- Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/4. maddesi uyarınca birinci fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 02/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy