Suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak, bilişim sistemine girilerek şikâyetçilerin bankalardaki hesaplarından kendi hesaplarına hırsızlık suretiyle para aktarmak suçlarından sanık ... hakkında açılan kamu davasının, sanığın aynı suçtan yargılanıp ceza aldığı, davanın mükerrir olduğundan bahisle reddine dair İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2012 tarihli ve 2009/940 esas, 2012/2272 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29/03/2018 gün ve 94660652-105-34-8719-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/04/2018 gün ve 2018/28402 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hükmünün yer aldığı, sanık hakkında aynı eylemi nedeniyle düzenlenen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 05/03/2010 tarihli ve 2007/44354 soruşturma, 2010/11013 esas, 2010/2406 nolu iddianamesinin 26/04/2010 tarihinde kabulünü müteakip başlanılan yargılamanın İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinde halen devam ettiği, sanık hakkında aynı fiili nedeniyle önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava olmadığı anlaşıldığından yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2011 tarih ve 2010/174 E., 2011/25 K. sayılı kararı ile “bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyizi üzerine, 13. Ceza Dairesinin 13.05.2015 tarih ve 2014/21679 E., 2015/9078 K. sayılı ilamı ile hükmün, “Sanığın aynı konuda yargılandığını belirttiği İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/940 Esas sayılı dosyası getirtilip aynı konu ve tarafları içerip içermediği araştırılıp denetime imkan verecek şekilde onaylı suretleri de dosyaya eklenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi” hususunda bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla; mükerrerliğe esas alınan bu ilam nedeniyle sanık hakkında yapılan kanun yararına bozma talebinin de aynı daire tarafından incelenmesi uygun görüldüğünden dosyanın Yüksek 13. Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 09.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy