MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş,yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 30/07/2011 tarihli olay yakalama ve teşhis tutanağı içeriğine göre, sanığın ihbar üzerine görevli polisler tarafından yakalandığında, üzerinden çıkan suça konu cep telefonunu çaldığını ikrar edip, çaldığı telefon bayiinin yerini gösterip soruşturma aşamasında iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK.nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Sanığın; mağdur ...'ın kimlik bilgilerini beş farklı hırsızlık eylemi nedeniyle kullandığı, UYAP üzerinden yapılan araştırma neticesinde ...'in Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2011 tarihli 2011/389-2011/550 esas sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği ve Yargıtay 22. Ceza Dairesinin 06/04/2016 tarihli 2015/11536 Esas -2016/5369 Karar sayılı ilamı ile ...'in kimlik bilgilerinin sanık ... tarafından kullanılması nedeniyle mahkumiyet kararının bozulduğunun anlaşılması karşısında sanık hakkında TCK'nın 269/3-b maddesi gereğince indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza verilmesi,
3- Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındaki Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/02/2009 tarihli 2008/303 Esas – 2008/40 Karar sayılı ilamı ile tayin olunan adli para cezasının miktarı itibariyle 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı Kanun'un 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı, sanığın suç tarihi itibari ile de adli sicil kaydında başkaca bir mahkumiyet kaydının bulunmadığı gözetilmeden, sanığın tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu gerekçesiyle, 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
4- Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında, TCK'nın 267, 43. maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 269/3-a maddesi gereğince 2/3 oranında indirim yapılırken, hesap hatası sonucu, 1 yıl 3 ay yerine, 1 yıl 6 ay hapis cezasına ve aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken, hesap hatası sonucu, 1 yıl 15 gün yerine, 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 29/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy