MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuğun temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 20.10.2010 gün ve 2010/73-690 EK sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın 10.11.2010 tarihinde kesinleşmesinin ardından denetim süresi içinde 30.11.2011 tarihinde ‘‘kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma’’ suçunu işlediği ve bu suçtan yapılan kovuşturma sonucunda İzmir 2. Çocuk Mahkemesince 10.05.2013 tarihinde TCK’nın 191/1, 31/3, 62/1, 50/3 maddeleri gereğince 4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için ihbarda bulunulması nedeniyle önceki hükmün açıklandığı anlaşılmakla;
Hükmün açıklanmasına esas alınan mahkumiyetin uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin olup, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca koşulları oluştuğu takdirde "davanın düşmesi" ve "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, öncelikle hükmün açıklanmasına esas alınan bu ilam sebebiyle uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi gerekmekte ise de; suça sürüklenen çocuğun güncel adli sicil kaydının incelenmesinde; deneme süresi içinde 26.03.2011 tarihinde işlediği TCK’nın 141/1, 143. maddelerine uyan suç nedeniyle İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 01.12.2011 gün ve 2011/286-879 EK sayılı ilamı nedeniyle hükmün açıklanması koşulları oluştuğundan, hükmün açıklanmasını gerektirmeyen karar nedeniyle hükmün açıklanmış olması sonuca etkili görülmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağının değerlendirilmesi açısından, suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1 ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Nüfus kayıtlarına göre, suça sürüklenen çocuk ...’in 15.12.1995; hakkındaki dava hükümle birlikte tefrik edilen suça sürüklenen çocuk Seyyid Ekinci’nin 04.02.1996 doğumlu olup suça sürüklenen çocukların 18 yaşını tamamlamış oldukları gözetilmeden 05.02.2014 tarihli duruşma ile hükmün verildiği 15.04.2014 tarihli oturumun açık yerine gizli yapılması suretiyle CMK'nın 182/1 ve 185/1. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy