Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ..,.’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 168/1-2, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 7 ay 6 gün ve 4 ay 24 gün (2 kez) hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Elbistan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2017 tarihli ve 2016/396 esas, 2017/59 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18/04/2018 gün ve 94660652 - 105-46 - 6264-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/04/2018 gün ve 2018/34725 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suçun işlendiği tarih itibarıyla adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2- Suça sürüklenen çocuğun mağdur ...’a ait evin bodrumuna girerek hem ...’a, hem de komşusu olan diğer mağdur ...’a ait birer adet bakır kazanı çalması şeklinde gerçekleştirdiği suçu, suça sürüklenen çocuğun birden fazla mağdura ait eşyadan hırsızlık yaptığını açıkça bilebilecek durumda olmadığı ve bu itibarla eylemlerinin tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Suça sürüklenen çocuk...’nın, mağdur ...’a ait evin bodrumuna girerek, hem ...’a, hem de komşusu ...’a ait 1’er adet bakır kazanı çalması şeklinde gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminde, suça sürüklenen çocuğun birden fazla mağdura ait eşyadan hırsızlık yaptığını açıkça bilebilecek durumda olmadığı ve bu itibarla eyleminin tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK'nın 50/3 maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olup, suçu işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezalarının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi, nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ELBİSTAN) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 28.03.2017 gün ve 2016/396 E., 2017/59 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur ...’a ait evin bodrumuna girerek, hem ...’a, hem de komşusu ...’a ait 1’er adet bakır kazanı çalması şeklinde gerçekleştirdiği hırsızlık eylemi tek suç olarak değerlendirilmek suretiyle TCK’nın 142/1-b, 143, 168/1, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince tayin olunan 4 ay 24 gün hapis cezasının, aynı Kanun’un 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü takdire göre 20,00 TL'den hesaplanarak 2.880,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, yine şikâyetçi ....’a karşı hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b, 143, 168/2, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince tayin olunan 7 ay 6 gün hapis cezasının, aynı Kanun’un 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü takdire göre 20,00 TL'den hesaplanarak 4.320,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, infazın bu miktarlar üzerinden yapılmasına, mağdur ...'a yönelik hırsızlık suçundan tayin olunan cezanın çektirilmemesine, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 16.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy