Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 168, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 4 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/06/2013 tarihli ve 2010/12 esas, 2013/373 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, hükmün aynen açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 168, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 4 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/01/2016 tarihli ve 2015/792 esas, 2016/30sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 17/04/2018 gün ve 1567-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/04/2018 gün ve 2018/35141 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir" şeklindeki hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2016 tarih ve 2015/792 E., 2016/30 K. sayılı kararına karşı yapılan kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 28.09.2017 tarih ve 2017/3600 E., 2017/9682 K. sayılı ilamı ile incelenerek “Suça sürüklenen çocuğun Segbis sistemiyle yüzüne karşı verilen hükümde, temyiz süresinin başlayacağı tarih açıklanırken /kararın tebliğinden itibaren/ ibaresinin kullanılarak yanıltıcı ifadede bulunulduğu ve gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğun adresine tebliğ edilmeden kesinleştirildiğinin anlaşılması karşısında; Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2016 tarih, 2015/792 esas ve 2016/30 karar sayılı hükmün suça sürüklenen çocuğa usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün kesinleşmediği, kesinleşmemiş karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından suça sürüklenen çocuğa gerekçeli kararın usulüne uygun tebliği ile hükmün kesinleşmesi halinde yeniden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin reddine” karar verildiği anlaşılmakla, usulüne uygun kesinleştirme işlemi yapıldıktan sonra yeniden yapılan kanun yararına bozma talebinin de aynı daire tarafından incelenmesi uygun görüldüğünden Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 23.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy