Hırsızlık suçundan sanık ...'un beraatine dair Sultanhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2009 tarihli ve 2007/127 esas, 2009/146 sayılı kararının, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 16/10/2014 tarihli ve 2012/7098 esas, 2014/17283 karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141 ve 62.maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2015 tarihli ve 2014/726 esas, 2015/177 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 141 ve 62.maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/10/2017 tarihli ve 2017/62 esas, 2017/611sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08/05/2018 gün ve 174/2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/05/2018 gün ve 2018/41239 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, somut olayda dava zamanaşımı kesen nedenlerden olan sanığın sorgusunun Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/512 talimat nolu dosyasında 18/10/2007 tarihinde gerçekleştirildiği, bahse konu dava dosyasında sanık hakkında Sultanhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2009 tarihli ve 2009/146 esas, 2007/189 sayılı ilâmı ile beraat kararı verildiği, anılan beraat kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16/10/2014 tarihli kararı ile bozulması üzerine sanığın atılı hırsızlık suçundan mahkûmiyetine ilişkin Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik kararının 17/04/2015 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle bu tarihte infazın durduğu, bu aşamada sanığının sorgusunun yapıldığı 18/10/2007 tarihinden itibaren 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolması için (18//10/2015) geriye 184 gün süre kaldığı, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/01/2017 tarihli ve 2016/584 esas, 2017 /77 sayılı kararına konu 2. suçun ise 14/03/2016 tarihinde işlendiği, sanık hakkında duran zamanaşımı süresinin ikinci suçun işlenme tarihi olan 14/03/2016 tarihinde yeniden işlemeye başladığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ve 67. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin hükmün açıklanmasına ilişkin Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/10/2017 tarihli kararından önce 15/09/2016 tarihinde gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesindeisabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 Sayılı Kanun’un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17.04.2015 tarihi itibariyle duran zamanaşımının 14.02.2017 tarihinde kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 14.03.2016 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa atılı suçun gerektirdiği cezanın üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e, 66/4 maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, sanığın sorgusunun yapıldığı 18.10.2007 ile hükmün açıklandığı 24.10.2017 tarihleri arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (NAZİLLİ) 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 24.10.2017 gün ve 2017/62 E., 2017/611 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; açılan kamu davasının, CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmolunan cezanın kaldırılmasına, 30.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy