MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, dilencilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi gereğince, çocukların dilencilikte araç olarak kullanılması suçundan, zarar görme ihtimali bulunan ...'nın, sanık hakkında açılan kamu davasından haberdar edilmediği, suçtan zarar gören kurumun, 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca kanun yollarına başvurma hakkı bulunduğu ve hükmü temyiz etmekle kamu davasına katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, suçtan zarar gören ...'nın dilencilik suçundan açılan kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
I- Katılan ... Bakanlığının sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen suçun niteliği itibariyle hırsızlık suçundan davaya katılma ve temyiz yetkisi bulunmayan ...'nın temyiz isteminin hırsızlık suçu yönünden 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Dilencilik suçundan kurulan hükme ilişkin olarak sanık ... katılan kurumun temyiz istemleri hakkında yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin olarak sanığın temyiz istemi hakkında yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 38/2. maddesindeki düzenlemede, azmettiren kişi, fiilen suçun işlenmesine iştirak etmediği halde, kendisinde suç işleme fikri bulunmayan bir kişinin iradesini etkileyerek suç yoluna sokması nedeniyle cezalandırılmaktadır. Somut olayda ise sanığın, eyleme asli fail olarak katılarak suç tarihinde 6 yaşında olan ve kusur yeteneği bulunmayan öz oğlu ...'a, kaldırım üzerinde bırakılan mağdura ait bebek arabasını gösterip, alıp getirmesini söylediği ve ...'ın da bebek arabasını bulunduğu yerden alıp getirerek sanığa verdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminde 5237 sayılı TCK'nın 37/2. maddesinin uygulama koşulları oluştuğu gözetilmeden, hatalı nitelendirme ile aynı Kanun'un 38/2. maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy