Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2013 tarihli ve 2011/91 esas, 2013/378 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/04/2018 gün ve 2742-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/04/2018 gün ve 2018/29848 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı bulunan hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b. maddesi gereğince 2 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edilmesini müteakip, aynı Kanun'un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak, 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine 2 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûmiyetine karar verilerek, yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık ... hakkında mahkemece hükmün esasını teşkil eden kısa kararda “…üzerine atılı hırsızlık suçundan sabit görülen eylemine uyan TCK’nın 39. maddesi delaleti ile” TCK’nın 142/1-b ve 62. maddeleri gereğince mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamına göre, olay günü suça sürüklenen çocuklar ....nın, arkadaşları .... ile birlikte, Volkan'ın dayısının açmış olduğu işyerinin broşürlerini evlere dağıttıkları sırada şikâyetçinin evinin bahçesine de bu amaçla girdikleri, kapıyı çaldıkları, kapıyı açan olmayınca Hüseyin’in pencereden içeri girdiği, ...de dışarıda gözcülük yaptığı, Hüseyin’in içerinden iki adet altın yüzük ve küpe teki aldığı, yüzüğün tekini... ve ....e verdiği, bunların da söz konusu yüzüğü bozdurması için diğer suça sürüklenen çocuk ...a verdikleri, Umut’un yüzüğü bozdurmadan yakalandığı, Hüseyin’in diğer altın yüzük ve küpeyi kuyumcuda bozdurmak istediği halde bozduramadığı, bilahare borçlu olduğu sanık ...’ın kendisini yolda görmesi üzerine Serkan'a altınları vererek kuyumcudan bozdurmasını istediği, sanık ...’ın da altın yüzük ve küpeyi kuyumcuda bozdurup paranın 105 TL'sini alıp, geri kalan 100 TL'yi ise Hüseyin'e verdiği şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eylemde, sanık ...’ın daha önce çalınan altınları kabul ederek kuyumcuya bozdurması şeklindeki eyleminin hırsızlık suçuna iştirak ya da yardım etme değil, TCK’nın 165. maddesinde düzenlenmiş olan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturacağı, sanığın hukukî durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 04.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.