MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığını bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında bozma öncesi verilen 17.07.2013 tarihli ilk hükümde TCK'nın 116/4, 119/1-c, 31/2. maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezasına hükmedildiği, müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 21.02.2017 gün ve 2014/26756 E., 2017/2012 K. sayılı ilamı ile hükmün, kazanılmış hakkın gözetilmesi suretiyle bozulmasına karar verildiği, bilahare mahkemece bozmaya uyularak verilen 20.03.2018 tarihli hükümde TCK'nın 116/4, 119/1-c, 31/2. maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezasına, ancak kazanılmış hakkı saklı tutularak sonuç cezanın önceki hükümle tayin edilmiş olan 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesine karar verilmesi gerektiği halde, TCK’nın 50/3. maddesi gereğince seçenek yaptırıma çevirmenin zorunlu olduğundan bahisle aynı Kanun’un 52/2. maddesi gereğince 7.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, yukarıda eleştiri konusu yapılan ve suça sürüklenen çocuğun gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının lehine olması nedeniyle, bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde hükmolunan kısa süreli hapis cezasının bu kez adli para cezasına çevrilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma sonrası yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 30/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy