MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık ...'ın temyiz istemi hakkında yapılan incelemede;
Sanığın SEGBİS sistemiyle yüzüne karşı 05/11/2014 tarihinde tefhim edilen hükmü 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 04/12/2014 tarihinde temyiz ettiği, sanığın temyiz isteminin 04/12/2014 gün ve 2014/182 – 2014/649 E-K. sayılı ek karar ile süreden reddine karar verildiği, sanığın 08/12/2014 tarihli ek kararı temyiz dilekçesinde, SEGBİS sistemiyle ifadesi alınırken mahkemece kararın tebliğinden itibaren temyiz edebileceği yönünde bildirimde bulunulduğunu ileri sürerek eski hale getirme talebinde bulunmuş ise de, dosya içerisinde bulunan CD'deki 05/11/2014 tarihli duruşma kaydının incelenmesinde, kısa karar ve gerekçeli hükmün yasa yolu bildirimine ilişkin kısmı ile aynı doğrultuda olmak üzere, mahkemece, karar tarihinden itibaren 7 gün içinde kararı temyiz edebileceği şeklinde usulüne uygun olarak yasa yolu bildiriminde bulunulduğunun anlaşılması karşısında, 04/12/2014 gün ve 2014/182 – 2014/649 E-K. sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın yerinde görülmeyen eski hale getirme talebi ile bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
II- Sanık ... müdafiinin temyiz istemi hakkında yapılan incelemede;
Yokluğunda verilen kararın, sanığın sorguda bildirdiği son bilinen adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre 12/11/2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanığın kararı 1412 sayılı
CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 20/11/2014 tarihinde temyiz ettiği, sanığın temyiz isteminin 01/12/2014 gün ve 2014/182 – 2014/649 E-K. sayılı ek karar ile süreden reddine karar verildiği, sanığın aynı adresine 08/12/2014 tarihinde ek kararın tebliği üzerine ise, soruşturma aşamasında yapılan sorgu sırasında sanık müdafii olarak sorguya katılan müdafii Av. .... tarafından ek kararın temyiz edildiği anlaşılmış ise de, sanığın kovuşturma aşamasında 24/04/2014 tarihli istinabe mahkemesindeki duruşmada alınan ifadesinde müdafii istemediğini belirttiği gibi, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durumun da bulunmadığı ve müdafiinin vekaletnamesinin de bulunmaması karşısında, anılan müdafiinin sanık hakkında verilen 01/12/2014 tarihli ek kararı temyize yetkisi bulunmadığı belirlenmekle; sanık müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
III- Sanık ...... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında TCK'nın 116/1 maddesi uyarınca belirlenen temel cezanın, suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle bir kat artırılarak 12 ay hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki bu hususa yönelik eleştiriye iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanması ile; sanık yönünden hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
IV- Sanık ... (Kalaycı) Yaşar hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanması ile; sanık yönünden hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Tanık ... ve mağdur ...'ın beyanlarına göre, sanığın, kart ile mağdura ait ikametin kapısını, kapıda iz ve ezilme oluşturacak şekilde açıp, evden hırsızlığa teşebbüs etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, kapının kilit kısmına müdahale edilerek kapının açılmadığı, kart kullanılarak kapının dilinin açılması şeklinde gerçekleştiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin TCK'nın 142/1-b. maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturduğu halde sanık hakkında TCK'nın 142/2-d. maddesinin uygulanması sureti ile fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre, bozmanın temyiz istemleri reddedilen diğer sanıklar ... ve ...'a da SİRAYETİNE, 11/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy