MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Antalya 10. Asliye Ceza mahkemesinin 29/05/2012 tarih 2012/69 esas 2012/589 karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu sabit bulunarak sonuçta 2 yıl 1 ay hapis ve 4.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın yokluğunda verilen bu kararın, yargılama aşamasında yakalama emri sonucu alınan 21/04/2012 tarihli ifadesinde bildirmiş olduğu ... adresine tebliğe gönderildiği, tebliğin muhatabın o an adreste bulunmaması nedeniyle aynı iş yerinde birlikte çalıştığını beyan eden işçi ...'a 19/07/2012 tarihinde tebliğ edildiği, kararın sanık tarafından süresinde temyiz edilmemesi üzerine 11/09/2012 tarihinde kesinleştirilerek infaz için Antalya C.Başsavcılığına gönderildiği anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca, belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde aynı yerdeki daimi memur ve müstahdemlerinden birine meslek veya sanatını icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden birinin bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere ve ya hizmetçilerinden birine tebligatın yapılabileceği düzenlenmiş olup, hükümlü adres beyan ettiği sorgusunda tebligat yapılan adreste çalıştığını beyan ettiği halde bu iş yerinin hükümlünün iş yeri olup olmadığı, hükümlünün iş yeri sahibi veya bu iş yerinde çalışan kişi olup olmadığı, tebligatın yapılmış olduğu ...'ın hükümlünün daimi işçisi olup olmadığı hususunda mahkemece gerekli araştırma yapılmaksızın hükmün kesinleştirildiğinin anlaşılması karşısında, yapılan karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan sanığın öğrenme üzerine sunduğu 30/03/2015 tarihli eski hale getirme istemi yerinde ve temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 günlü ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının sanık hakkında uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında düzenlenen iddianamede, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasının talep edilmediği ve savunmasının alındığı sırada adli sicil kaydı da kendisine okunmadığı halde, ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21/05/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy