(5237 S. K. m. 35, 43, 141) (5271 S. K. m. 226, 231)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmeyen sanığın durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulların varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir" hükmü uyarınca, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerekirken suça sürüklenen çocuğa verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmek suretiyle hükmün değiştirilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen iddianamede, TCK'nın 35. maddesinin uygulanması istenildiği halde CMK'nın 226. maddesi gereğince TCK'nın 35. maddesinin uygulanmama ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- İddianame kapsamında suç tarihinde sanığın teşebbüs aşamasında kalan tek eylemi anlatıldığı halde, sanığın aynı iş yerine daha önce iki kez daha girdiği, bu girişlerinde 50 TL para ve kap kacak aldığı yönündeki savunmasına itibar edilerek, savunmada geçen eylemle ilgili olarak ek iddianame ile dava açılması sağlanarak dosyaların birleştirilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 43. maddesi uyarınca ek savunma verilmesi ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11/09/2018 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy