Hırsızlık suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve anılan Kanun'un 51/1-3. maddesi uyarınca cezasının ertelenemesine, hakkında 3 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/06/2009 tarihli ve 2006/741 esas, 2009/555 sayılı kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 26/03/2013 tarihli ve 2012/20041 esas, 2013/6239 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 07/04/2015 tarihinde işlediği nitelikli hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2017 tarihli ve 2016/76 esas, 2017/525 sayılı kararı üzerine, vaki hapis cezasının aynen infazına ilişkin anılan Mahkemenin 13/02/2018 tarihli ve 2006/741 esas, 2009/555 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/03/2018 tarihli ve 2018/305 değişik işsayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 31/05/2018 gün ve 5516-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/06/2018 gün ve 2018/49606 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı basit hırsızlık suçunun, ek kararla verilen aynen infazına ilişkin hüküm tarihinden önce 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 141. maddesinde tanımı yapılan basit hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesindeisabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı TCK’nın 141/1. maddesi kapsamındaki hırsızlık suçunun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler gereğince uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; hükmün infazının durdurularak, 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilerek itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (BAKIRKÖY) 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 02.03.2018 gün ve 2018/305 sayılı değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine,, 11.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy