Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 35, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Banaz (kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2009 tarihli ve 2008/146 esas, 2009/12 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun'un 141/1, 35, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2017 tarihli ve 2016/298 esas, 2017/89 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30/05/2018 gün ve 13841/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/06/2018 gün ve 2018/48858 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- Suçun işlendiği tarih itibariyle 18 yaşını tamamlamamış ve dosyada mevcut adlî sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkûmiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan belirlenen 3 ay 10 gün hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmemesinde,
2- Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan suça sürüklenen çocuğun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suçu işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, dosyanın yeniden ele alınmasına yönelik ihbarda bulunan Demirci Sulh Ceza Mahkemesinin 29/12/2011 tarihli ve 2011/79 esas 2011/492 sayılı kararında; suça sürüklenen çocuğa 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. maddesi uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası verildiği, 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanunun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve ayrıca suça sürüklenen çocukların üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçların da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşıldığından, söz konusu kararda uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığını mahkemesinden sorularak ve suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde başka bir suç işleyip işlemediği de araştırılarak sonucuna göre, hem hırsızlık hem de resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin hükmün açıklanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmemesinde,
3- Müştekinin oto yedek parça dükkânının içerisindeki kasada bulunan 550,00 Türk Lirası parayı çalan suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b. maddesinde düzenlenen “bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 141/1. maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayininde,
4- 5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işledikleri sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- 2 no'lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
Şikâyetçinin oto yedek parça dükkânının içerisindeki kasada bulunan 550,00 TL parayı çalan suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen “bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması nedeniyle 2 no'lu kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, hükmün belirtilen nedenle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA,
2- 1, 3 ve 4 no'lu kanun yararına bozma istemlerine gelince;
* Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan suça sürüklenen çocuğun, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suçu işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, dosyanın yeniden ele alınmasına yönelik ihbarda bulunan Demirci Sulh Ceza Mahkemesinin 29.12.2011 tarih ve 2011/79 E., 2011/492 K. sayılı ilamı ile TCK'nın 106/1-1 maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği, 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve ayrıca suça sürüklenen çocukların üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçların da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşıldığından, söz konusu ilamda uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığının mahkemesinden sorularak ve suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde başka bir suç işleyip işlemediği de araştırılarak sonucuna göre, hem hırsızlık hem de resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin hükmün açıklanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
* 5237 sayılı TCK'nın 50/3 maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olup, suçu işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan belirlenen kısa süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
* 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 4. fıkrası gereğince fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan küçük sanık hakkında (hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarında) aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (BANAZ) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 02.03.2017 gün ve 2016/298 E., 2017/89 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 04.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy