MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Katılan ...Ş’nin Bursa-Kükürtlü Şok mağazasındaki kasadan para ve kontör kartlarının çalınması şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın 28.08.2010 tarihli kolluk ifadesinde, 20.08.2010 Cuma günü, Şok markette müdür yardımcısı olan akrabası tanık ...’un yanına gittiğini, saat 22.00 sıralarında kasiyerler paraları sayıp işlem yaparken, kimse görmeden kasadan alabildiği kadar kontör kartı alıp cebine koyduğunu beyan etmiş ise de, hırsızlık suçunun 22.08.2010 Pazar günü, gündüz sayılan zaman diliminde saat 05.55’de ....Güvenlik Şirketi tarafından adı geçen marketin sorumlu müdürü ....’in cep telefonundan aranarak mağazanın alarmının sustuğu ve mağazaya giriş yapıldığının bildirilmesi ile farkedildiği, yapılan incelemede mağazanın kapılarında ve kasada herhangi bir zorlama izi bulunmadığı ve dosya kapsamına göre sanığın, mağazanın diğer sorumlu müdürü olup, kendisinde marketin giriş kapısının ve kasanın anahtarları bulunan kuzeni tanık ... ile aynı evde yaşıyor olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle sanığın savunmasına göre, mağaza yetkililerine ve tanık ...'a, 21.08.2010 Cumartesi günü marketin açık olması nedeniyle sanığın ikrarına konu kontörlerdeki eksikliğin o gün farkedilip edilmediği sorularak, sonucuna göre kontörlerin eksik olduğunun farkedilmemesi durumunda eylemin 22.08.2010 günü saat 05.55’de gerçekleştiği ve TCK’nın 142/2-d maddesinde düzenlenen haksız yere elde bulundurulan anahtar ile kilit açmak suretiyle hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın, soruşturma aşamasındaki ikrarı ile çaldığı kontör karşılığı cep telefonu satın aldığını beyan ederek, anılan telefonu teslim etmiş olması karşısında; kısmi iadenin gerçekleştiği kabul edilerek, kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı katılandan sorulup sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Adli emanetin 2010/7558 sırasında kayıtlı yukarıda anılan cep telefonunun TCK'nın 55. maddesi uyarınca katılana iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 11.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy