MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hüküm mahkeme tarafından atanan zorunlu müdafiinin yüzüne karşı verilmiş ise de, suça sürüklenen çocuğun bozmadan sonra 18/09/2014 tarihinde alınan sorgusu esnasında 18 yaşını doldurduğu ve müdafii talep etmediğini beyan etmesi karşısında, zorunlu müdafiiye yapılan tefhim ve tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağından; yokluğunda verilen karar 12/03/2015 tarihinde kendisine tebliğ edilen suça sürüklenen çocuğun 16/03/2015 tarihinde yapmış olduğu temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş; suça sürüklenen çocuğun müştekinin zararını gidermediğinin ve adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum olduğunun anlaşılması karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan CMK'nın 231/6-a-c maddesinde gösterilen, “Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” ve "Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması" nesnel (objektif) koşulları ile TCK’nın 51. maddesinde öngörülen "daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmeme" koşulunun bulunmaması nedeniyle, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun müştekinin evinin önüne park ettiği motorsikleti çalma şeklindeki eyleminin TCK'nın 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 141/1. maddesinin uygulanması suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dairemizin 02/04/2014 tarihli bozma ilamından önce verilen ve sadece suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilen 30/06/2011 tarihli kararda suça sürüklenen çocuk hakkında, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan TCK'nın 165/1, 31/3. maddeleri ile 4 ay hapis ve 60 TL adli para cezası belirlendiği, para cezası bakımından 10 eşit taksit yapıldığının anlaşılması karşısında, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bozmadan sonra kurulan 24/02/2015 tarihli hükümde, hırsızlık suçundan sonuç ceza olarak 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle, bozmadan önceki kararda belirlenen 4 ay hapis ve 60 TL adli para cezası ile taksitlendirmenin 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hırsızlık suçundan kurulan hükümde sonuç cezanın 4 ay hapis ve 60 TL adli para cezası olarak belirlenmesine ve hükmolunan adli para cezasının TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca birer ay arayla 10 eşit taksitle ödenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.