MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık ...’nun 09/10/2015 tarihli talimatla alınan savunmasında avukat istemediğini belirttiği gibi 5271 sayılı CMK'nın 150/2-3. maddesi gereğince de sanığa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı halde, bozma ilamı öncesi sanığa atanan ve dosya içerisinde vekaletnamesinin de bulunmadığı anlaşılan müdafiinin hükmü temyize yetkisi bulunmadığından Av. ...’ün sanık hakkındaki hükmü temyize yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Sanığın, suça konu kabloları çalma eylemini şikayetçinin kapı ve pencereleri olan bina vasfındaki yerde gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 142/1-e maddesi gereğince uygulama yapılması, her iki bentteki suçun öngördüğü cezaların alt ve üst sınırlarının aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 18.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy