MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mahkemenin 26.04.2010 tarih, 2010/112 esas sayılı kararı ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma ve mühür bozma suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, bu karara karşı sanığın temyizi üzerine, Dairemiz tarafından, karşılıksız yararlanma suçu yönünden, 6352 sayılı Yasa’nın Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarında yeniden değerlendirilmesi için dosyanın incelenmeksizin iadesine kararı verildiği, iade kararı sonrasında mahkemenin 05.02.2013 tarih, 2012/783 esas sayılı kararı ile mühür bozma suçundan tekrar mahkumiyet, karşılıksız yararlanma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, sanığın bu kararı temyiz etmesi üzerine de Dairemizin 04.02.3015 tarih, 2014/1069 esas, 2015/1658 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan 05.02.2013 tarihli hükmün hukuken geçersiz olduğundan reddine karar verilip, 26.04.2010 tarihli mühür bozma suçundan kurulan ilk hükmün temyiz incelemesinin yapıldığı belirlenerek yapılan incelemede,
Sanığın mühür bozma suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli (olağan) dava zamanaşımının sanık hakkında mahkumiyet kararının verildiği 26/04/2010 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 25/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy