MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen karar, Baro tarafından atanan ve sanık müdafii olarak duruşmalara katılan Av. ...’e tebliğ edilmiş ve sanık müdafii sıfatıyla adı geçen avukat tarafından temyiz edilmiş ise de; sanığın talimat mahkemesi aracılığıyla ve yakalama emri üzerine savunmalarının alındığı 16.06.2014 ve 15.10.2014 tarihli celselerde müdafii istemediğini beyan ettiği, dosya içerisinde ve UYAP’tan yapılan kontrolde de vekaletnameye rastlanmadığı anlaşılmakla, varsa vekaletnamenin dosyaya eklenmesi, aksi halde CMK'nın 150/2-3. maddesi gereğince de sanığa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum da olmadığından Av. ...’in görevinin sona erdiği, adı geçen avukatın sanık hakkında verilen hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı, bu nedenle gerekçeli kararın bizzat sanığa tebliğ edilmesi gerektiği nazara alınarak, gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun şekilde tebliği ile tebligat belgesi ve verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenerek, ek tebliğname de düzenlendikten sonra incelenmek üzere İADESİNİN mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 22/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.