MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve usulüne uygun tebliğ ile duruşma gününden haberdar edilip davaya katılma olanağı sağlanmayan, ancak sanıklar hakkındaki hükmü temyiz ederek katılma iradesi gösteren şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca, hükmü temyize hakkı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
04.12.2013 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 09.10.2013 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan anılan madde uygulanmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
2-Suçtan doğrudan zarar gören şikayetçi kurum vekiline, kamu davası açıldıktan sonra duruşma günü bildirilmeden ve davaya katılma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 234/b-1-2 maddelerine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiileri ve şikayetçi ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy