MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık müdafiinin, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın mahkemece savunmasının alındığı 02/08/2007 tarihli duruşmada, müdafii istemediğini belirttiği gibi 5271 sayılı CMK'nın 150/2-3. maddesi gereğince de sanığa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı ve bu itibarla müdafiinin hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık ...'un hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-Sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi karşısında, suçun geceleyin işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi uyarınca cezanın, üst sınır olan 1/3 oranında arttırılmasına karar verilirken yasal ve yeterli bir gerekçe gösterilmemesi,
b-İddianame içeriğine göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, sanığa ek savunma hakkı verilmeden belirtilen maddenin uygulanmaması suretiyle CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 26/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy