MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen 26/03/2009 tarihli mahkumiyet kararlarının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16/04/2014 tarih ve 2011/22989 E. - 2014/7271 K. sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilerek kesinleştiği, bu itibarla sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan 12/11/2015 tarih ve 2014/648 E. – 2015/1224 K. sayılı kararın hukuki değerden yoksun olup infaz kabiliyetinin bulunmadığı, bu bakımdan hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün olmadığından, sanıklar müdafiilerinin konusu bulunmayan temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
10/12/2008 tarihli kolluk tutanağı içeriği ve tüm dosya içeriğine göre, sanıkların müştekiye ait ikametten bilgisayar, hard disk, kulaklık ve USB kablosu çaldıktan çevrede yapılan araştırmada yakalanmaları, kablonun sanık ...'in üzerinde ele geçirilmesi, çalınan diğer eşyaların ise, sanık ...'ın yer göstermesi sonucunda bulunarak kolluk görevlileri tarafından müştekiye teslim edilmesi karşısında, zararın faillerden bir ya da birkaçı tarafından kısmen giderilmesi halinde, henüz geri kalan zararı giderme olanağı bulunan diğer failler yönünden, zarar tam olarak giderilmediği halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması olanağı bulunmayıp, TCK'nın 168/4. maddesi uyarınca mağdurun rızası da sorularak, yalnızca kısmi iadede bulunan veya iadeyi sağlayan fail ya da faillerin etkin pişmanlık hükmünden yararlandırılması gerekeceğinden, sanık hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından, ayrıca sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiği kabul edildiği halde, indirim oranının ½'den fazla olması gerektiği gözetilmeden sanığın TCK'nın 142/1-b ve 143/1 maddeleri üzerinden belirlenen cezasından 1/3 oranında indirim yapıldığı belirtilerek ½ oranında indirim yapılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, yukarıda eleştiri konusu yapılan ve sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanığın lehine olması nedeniyle, bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken, etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiği kabul edildiğinde, indirim oranının 1/2 oranından daha fazla olması gerektiği gözetilmeyerek, 1/2 oranında indirim yapılması,
b-Kabule göre de;
Sanık hakkında TCK'nın 142/1-b ve 143/1 maddeleri uyarınca belirlenen cezadan aynı Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken, indirim oranının 1/3 olarak belirtilmesine rağmen, 1/2 oranında indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 27/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.