MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
21/11/2014 tarihli karar duruşmasına ilişkin duruşma tutanağının sonunda kararın ... müdafiinin yüzüne karşı verildiğinin belirtilmesine rağmen, duruşma tutanağının başlangıcında ''duruşmaya gelen olmadığının'' belirtilmesi, bunu doğrulayacak biçimde ... müdafiinin herhangi bir beyanda bulunmadığının ve bu itibarla kararın ... müdafiinin yokluğunda verildiğinin anlaşılması karşısında, ... müdafiinin öğrenme üzerine yapmış olduğu 01/12/2014 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I-... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun gece vakti saat 03.00 sıralarında müştekinin ikametine girip iki adet cep telefonu çalması şeklinde gerçekleşen olayda; suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun katılana yönelik eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 116/4 ve 31/2. maddelerinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2, 67/2-d, 67/3. maddelerinde öngörülen 6 yıllık zamanaşımının (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sonucu oluşan 6 ay 28 günlük durma süresi de eklendiğinde) suç tarihi olan 26/07/2008 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. maddesinde "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Her ne kadar 5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi ,
2-... hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı TCK'nın 50/1-c maddesi gereğince, "bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme" seçenek yaptırımına çevrilirken, seçenek yaptırımın uygulanma süresinin açıkça belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, infazda duraksamaya neden olacak şekilde sürenin “en az 2 yıl” olarak öngörülmesi,
Bozmayı gerektirmiş ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “seçenek yaptırımının gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ihtarına” ilişkin bölümün ve ayrıca hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK'nın 50/1-c maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafında yer alan “en az” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy