MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...’nün yüzüne karşı, müdafiinin ise yokluğunda verilen karara karşı temyiz süresinin sanık yönünden tefhim tarihinden, sanık müdafii yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı belirtilerek sanığın yanıltılması nedeniyle, sanık ... müdafiinin 15.03.2016 tarihinde tebliğ edilen hükme karşı 21.03.2016 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72.maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231.maddesinin 8.fıkrasının 1.cümlesinden sonra gelmek üzere “denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklinde eklenen düzenlemenin suç tarihinden önce yürürlüğe girdiği dikkate alınarak, sanık ... bakımından daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı engel hükümlülük niteliği taşıdığından sanık hakkında müşteki ...’e yönelik hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Müştekinin beyanı, kolluk tarafından düzenlenen 23.08.2014 tarihli olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı ve dosya içeriğine göre, müşteki ...’ün sorumlu olduğu Tepebaşı mahallesindeki Tatbikat camiide bulunan çantayı ve yere serilmiş fındıkları çalan sanıkların, .... sitesinde hırsızlık yapıldığı anonsu üzerine olay yerine giden kolluk ekibi tarafından.... sitesi civarında şüphe üzerine yakalandıkları, sanık ...’nin adı geçen camiye nasıl girdiklerini söylemek suretiyle henüz yasal müracaatı bulunmayan müştekiye suça konu çanta ve fındıkların iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında, müşteki ...’e yönelik hakkında TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Müşteki ...’e ait ikametin bulunduğu bina girişinden bisiklet çalınması şeklinde gerçekleşen somut olayda; müştekinin soruşturma aşamasında, çalınan bisikletinin yaklaşık 50 TL değerinde olduğunu beyan etmesi karşısında; sanıklar hakkında müşteki ...’e yönelik TCK'nın 145. maddesinin koşullarının oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- İddianamede sanıklar ... ve ... hakkında müştekiler ..., ..., ... ve ...’e yönelik eylemlerden ötürü TCK'nın 168. maddesinin ve müşteki ...’e yönelik eylemlerden ötürü TCK’nın 168 ve 145 maddelerinin uygulanması talep edildiği halde; bu maddelerin uygulanmama ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadan CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
4- Kabule göre de;
a) Sanıklar hakkında müştekiler ..., ..., ... ve ...’e yönelik hırsızlık suçundan TCK’nın 142/2-h, müşteki ...’e yönelik hırsızlık suçundan 142/1-a maddeleri uyarınca belirlenen temel ceza üzerinden aynı Kanun’un 143. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılması gerekirken 1/8 oranında artırım yapılarak; müştekiler ..., ... ve ...’ye yönelik hırsızlık suçundan 142/2-h ve 143 maddeleri uyarınca belirlenen 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasından, aynı Kanun'un 145. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılırken, 2 yıl 9 ay 22 gün yerine 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini,
b) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmeyen ve TCK'nın 51/1 maddesinin (a) bendine göre haklarında tayin olunan cezanın ertelenmesine yasal engel bulunmadığı belirlenen sanıklar ... ve ... hakkında, müşteki ...’e yönelik hırsızlık suçundan verilen cezaların ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken; "sanıkların suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdikleri pişmanlığı" irdeleyen yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, daha önce verilmiş 3 aydan fazla süreli hapis cezasına mahkumiyetlerinin olması şeklindeki dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle sanıklar hakkında müşteki ...’e yönelik hırsızlık eyleminden verilen hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ...’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 12/09/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy