Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2013 tarihli ve 2012/644 esas, 2013/80 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09/07/2018 gün ve 94660652-105-34-6770-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/07/2018 gün ve 2018/63600 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanığın erteleme süresinde işlemiş olduğu bir başka suç sebebiyle cezasının aynen infazına dair Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2017 tarihli ve 2012/644 esas, 2013/80 sayılı ek kararı ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/07/2017 tarihli ve 2017/760 değişik iş sayılı kararının, Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2013 tarihli ve 2012/644 esas, 2013/80 sayılı kararının bozulması hâlinde, infaz kabiliyeti olmayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; karar tarihinden önce 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-f maddesi yürürlükten kaldırılmış olup, sanığa yüklenen eylemin karşılıksız yararlanma suçu olarak aynı Kanun’un 163/3. maddesinde düzenlenmiş olması karşısında, ceza miktarı bakımından 163/3. maddenin daha lehe olduğu ve 168/5. maddede düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri yönünden sanığa bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanacak olan cezasız kaçak kullanım bedelini ödeyerek şikâyetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
6352 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi halinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, kurum zararı normal tarifeye göre vergi ve cezalar hariç olarak bilirkişiye hesaplattırılıp, bilirkişi tarafından belirlenen zararı gidermesi halinde, 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair sanığa bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verilip, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa herhangi bir bildirimde bulunulmadan hükümlülük kararı verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (BAKIRKÖY) 21. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 05.02.2013 gün ve 2012/644 E., 2013/80 K. sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 17/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.