MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın müştekinin evine gece vakti sayılan 22.00 sıralarında girip, bir adet elli beş ekran televizyon çalması şeklindeki eyleminin 765 sayılı Kanun'un 493/1-son, 102/3, 104/2, 2253 sayılı Kanun'un 12/2. maddeleri ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 31/2, 66/1-d, 66/2, 67/4. maddelerine uyduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7. ve 5252 sayılı Kanun'un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 143. maddelerindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 ay ve 11 yıl 3 aylık dava zamanaşımının, 765 sayılı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımından daha lehe olduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 11.09.2008 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 22.10.2008 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK'nın 142/1-b, 143 ve 31/2. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-d, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen 11 yıl 3 aylık dava zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 22.06.2003 günü ile karar tarihi olan 30.01.2015 tarihi arasında gerçekleştiği ve bu süre içinde zamanaşımını kesen başka bir işlem de yapılmamış olduğundan gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken kovuşturmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 24.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.