MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan eylemine uyan TCK'nın 123/1. maddesinde öngörülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Yasa'nın 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06/09/2013 tarihi itibariyle durduğu ve sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 20/11/2013 günü yeniden işlemeye başladığı gözetildiğinde, 8 yıllık zamanaşımının sanığın bozma kararı öncesi verilen ilk mahkumiyet karar tarihi olan 04/02/2009 gününden 26/04/2017 olan karar tarihine kadar gerçekleşmiş olması nedeniyle açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 07/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.