MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Memnu hakların iadesi talebinin reddine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükümlünün, "memnu hakların iadesi talebi" üzerine mahkemece sanığın talebinin reddine dair verilen kararın, 5352 Sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A-5. maddesi gereğince temyiz edilebilir nitelikte olduğu ve buna göre de kararda yasa yolu olarak itiraz yasa yolu gösterilerek hükümlü yanıltıldığından öğrenme üzerine yapmış olduğu temyiz isteminin süresinde olduğu ve Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/09/2016 tarihli ve 2016/2202 değişik iş sayılı kararının hukuken yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Hükümlü, Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesine verdiği 17.08.2016 tarihli dilekçesinde, Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.11.1995 tarih ve 1995/862 esas, 1995/1140 karar ile hükmedilen ceza nedeni ile memnu haklarının iadesini talep etmiştir.
Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.11.1995 tarih ve 1995/862 esas, 1995/1140 karar sayılı kararının incelenmesinde sanık ...’ın hırsızlık suçundan 765 Sayılı TCK'nın 491/3, 61, 522, 523/1 maddeleri gereğince 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen cezanın 647 Sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği, kararın 29.11.1995 tarihinde kesinleştiği ve bilahare adli sicil kaydından silindiği ancak arşiv kaydında yer aldığı görülmüştür.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi, belli bir suç veya cezaya mahkumiyete bağlı olarak gerek Ceza Kanununda gerekse diğer Kanunlarda öngörülen çeşitli hak yoksunluklarının giderilmesini sağlayan hukuki bir düzenlemedir. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 121 ve 124 maddeleri ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 416 ve 420. maddelerinde düzenlenen “yasaklanmış hakların geri verilmesi” kurumuna ne 5237 sayılı TCK, ne de 5271 sayılı CMK’da yer verilmemiş, ancak daha sonra 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 38. maddesiyle 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'na 13/A maddesi eklenmek suretiyle tekrar düzenlenmiştir. Bu düzenlemede amaçlanan, ceza mahkumiyetinden doğan müebbet hak yoksunluklarının giderilmesini sağlamaktır.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'na eklenen 13/A maddesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması gerektiği belirtilmektedir.
Yasaklanmış hakların geri verilmesinin ilk koşulu, mahkum olunan “cezanın” infaz edilmiş olmasıdır. İnfazın tamamlanmış olması ile ifade edilmek istenen husus cezanın tamamıyla yerine getirilmiş olmasıdır. Dolayısıyla hapis cezasında süre, koşullu salıverme (şartla tahliye) değil, bihakkın (tamamıyla) salıverilme tarihinden itibaren başlayacaktır.
Yasaklanmış hakların geri verilmesinin ikinci koşulu ise, kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerektiğidir.
Bu açıklamalara göre hükümlünün ister Türk Ceza Kanunun'dan ister özel bir kanundan kaynaklansın “memnu hakların iadesi”yoluyla gerek bir mahkumiyetin sonucu ve gerekse ceza şeklinde hükmedilen her nevi ehliyetsizliklerinin bertaraf edilip edilmeyeceği konusundaki talebiyle ilgili olarak; sanık hakkındaki mahkumiyet kararında her hangi bir hak yoksunluğu yer almasa da, adli sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun dışındaki bir kanuna ilişkin bulunduğu ve daha sonra yeni bir suç işlemediği anlaşılmakla, mahkemesince yapılacak değerlendirmede, sanığın hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış haklarının geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın yasaklanmış hakkının bulunmadığından bahisle talebinin reddine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün istem gibi BOZULMASINA, 15/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.