MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...’ün 19/10/2011 havale tarihli dilekçesi ile müdafii talep ettiğini bildirmesi nedeniyle mahkemenin talebi üzerine barodan sanık müdafii olarak Av. ... atanmış ise de, sanığın istinabe mahkemesinde, 04.03.2014 ve 21.04.2014 tarihlerinde vermiş olduğu savunmasında müdafii istemediğini belirtmesi nedeniyle anılan müdafiinin görevinin sona erdiği gibi, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durum da bulunmadığı halde, sanığa mahkemece atanan müdafiinin duruşmaya çağrılması üzerine yüzüne karşı tefhim edilen 16/12/2014 tarihli karar, sanık müdafii ... tarafından temyiz edilmiş ise de, anılan müdafiinin sanık hakkında verilen kararı temyize yetkisinin bulunmadığı gözetilerek, yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün bizzat sanık ...’e tebliğinin gerektiği, ancak kararın sanığa tebliğ edildiğine dair dosyada bir belgeye rastlanmadığından, gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun şekilde (sanığın cezaevinde olması halinde cezaevinde tebliği, aksi halde ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesinin de eklendikten ve ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 23/05/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy