MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Av. ...'ın sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargılamanın hiçbir aşamasında sanık müdafii olarak görevlendirilmeyen Av. ..., sanık hakkında verilen hükmün kendisine tebliğ edilmesi sonrası hükmü temyiz etmiş ise de, sanığın savunması sırasında, müdafii istemediğini beyan ettiğinin ve sanığa zorunlu müdafii atanmasının da gerekli olmadığının anlaşılması karşısında; Av. ...'ın sanık hakkında kurulan 04.10.2013 tarihli mahkumiyet hükmünü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından hükmü temyize yetkisi bulunmayan Av. ...'ın temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde,
Sanığın, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2015 tarihli yazısını tebellüğ ettiği 26.02.2015 tarihinde hükmü öğrenmesi üzerine 03.03.2015 tarihli dilekçe ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine yapmış olduğu bu temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Sanık hakkında etkin pişmanlık koşulları oluşmadığı halde, müştekinin suça konu kırılan asma kilidin çok pahalı olmadığına ilişkin beyanının sanık lehine yorumlandığı belirtilerek sanığın cezasından 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi gereğince indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, 05/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy