Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 144/1-b, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 800,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Muratlı Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarihli ve 2014/228 esas, 2017/290 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/12/2017 gün ve 94660652-105-59-11173-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/12/2017 gün ve 2017/72083 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1-Mahkemesince suça konu olan dane kurutma makinasının sanığa ait olduğunun kabul olunması, keza tanık ... ... alınan beyanında katılanın suça konu eşyanın alınmasına da rıza gösterdiğinin anlaşılması karşısında, gerek sanığın resmi olarak zilyedi olduğu eşya üzerinde hırsızlık suçunu işleyemeyecek olması, gerekse suça konu eşyanın katılana ait olduğu kabul edilse dahi hırsızlık suçunun rızaen teslim edilen eşya üzerinde işlenemeyecek olması gözetilmeksizin, her iki ahvalde de unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,
2-Kabul ve uygulamaya göre de, 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 3. fıkrasında yapılan değişiklik sonucunda etkin pişmanlık hükümlerine tabi olması nedeniyle 6763 sayılı Kanun değişikliği öncesinde uzlaştırma kapsamında bulunmayan bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı cihetle, 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesine göre dosyanın anılan suç yönünden öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1 no’lu ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan kabulü ile mahkemesince unsurları oluşmayan atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (MURATLI) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 19.09.2017 gün ve 2014/228 E., 2017/290 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, unsurları oluşmayan hırsızlık suçundan BERAATİNE, tayin olunan cezanın çektirilmemesine, verilen kararın niteliği itibariyle sanık hakkındaki 2 no’lu kanun yararına bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 14.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.