Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d, 143, 151/1 ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/09/2010 tarihli ve 2010/442 esas, 2010/639 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip infazı sırasında, hükümlünün 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. Maddesinde yapılan değişiklik ile infaza konu ilamdaki mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi yönünde talepte bulunulması üzerine, hükmün infazının durdurulması ile dosyanın uzlaştırma işlemlerinin 5271 sayılı Kanunu’nun 253.maddesindeki esas ve usullere göre yerine getirilmesi için Uzlaştırma Bürosuna gönderilmesine ilişkin aynı Mahkemenin 19/06/2017 tarihli ve aynı sayılı ek kararını müteakiben, uzlaşma sağlanması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 223/8. maddesi gereğince davanın düşürülmesine dair anılan Mahkemesinin 15/09/2017 tarihli ve 2010/442 esas, 2010/639 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/01/2018 gün ve 10366-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/01/2018 gün ve 2018/1792 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/09/2010 tarihli ve 2010/442 esas, 2010/639 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 07/05/2014 tarihli ve 2012/17273 esas, 2014/9077 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığın müştekiye ait aracın kapı camını kırarak bulunduğu yerden almasından ibaret eyleminin bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca mala zarar verme suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinde,
Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/09/2017 tarihli ve 2010/442 esas, 2010/639 sayılı ek kararına yönelik yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerine tabi olduğu, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez” şeklinde düzenlenen “...etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar...” kısmının madde metninden çıkarılarak, etkin pişmanlık hükümlerine tabi suçların da uzlaştırma kapsamına alınmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'uzlaşma' başlıklı 253/3. maddesinde yer alan "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın, müştekinin aracının camını kırıp aracını hırsızladığı olay nedeniyle eylemine uyan hırsızlık suçundan mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine dair karar verildiğinin anlaşılması karşısında, uzlaşma kapsamına girmeyen hırsızlık suçuyla birlikte işlenen mala zarar verme suçunun uzlaşmaya tâbî olmadığı gözetilmeden karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2010 tarih ve 2010/442E., 2010/639 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
Sanığın suça konu aracı çaldıktan sonra kaza yapmak suretiyle otomobile zarar da verdiğinden bahisle, mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; hırsızlık suçunun konusu olan araç ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında, ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, bu suçtan da hükümlülük kararı verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (DENİZLİ) 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 15.09.2010 gün ve 2010/442 E., 2010/639 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, unsurları oluşmayan mala zarar verme suçundan BERAATİNE, tayin olunan cezanın çektirilmemesine,
2- Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2017 tarih ve 2010/442 E., 2010/639 K. sayılı ek kararına yönelik kanun yararına bozma istemine gelince;
Her ne kadar sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerine tabi olduğu, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 3. fıkrasındaki “...etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar...” kısmının madde metninden çıkarılarak, etkin pişmanlık hükümlerine tabi suçların da uzlaştırma kapsamına alınmış ise de, 5271 sayılı CMK’nın 'uzlaşma' başlıklı 253/3. maddesinde yer alan "Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaşma kapsamına girmeyen hırsızlık suçuyla birlikte işlenen mala zarar verme suçunun da uzlaşmaya tâbî olmadığı anlaşılmakla birlikte; inceleme konusu olayda suç tarihi olan 16.09.2002 tarihi itibariyle mala zarar verme suçunun uzlaşmaya tabi olduğu, ancak 1 no’lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesi sonucu mala zarar verme suçunun oluşmayacağı nazara alınarak beraat kararı verilmesi nedeniyle 15.09.2017 tarihinde mala zarar verme suçundan verilen ek kararın hukuken geçersiz olduğu, dolayısıyla hukuken geçersiz olan (DENİZLİ) 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2017 gün ve 2010/442 E., 2010/639 K. sayılı ek kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 28.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.