MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmüştür. Ancak;
1-Dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun 10.12.2009 tarihinden 2-3 hafta önce gece saat 23.30 sıralarında müştekinin kapıları kilitli aracına anahtar uydurmak suretiyle kapısını açıp girerek 60 TL bozuk parayı çaldığı, 10.12.2009 günü gece saat 22.00 sıralarında ise aynı şekilde yeniden girerek 85 kuruş bozuk parayı almak isterken müşteki tarafından yakalandığı olayda; suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d, 143, 43, 31/3, 145 ve 62. maddeleri gereğince mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden aynı Kanun’un 142/2-d, 35/1-2, 31/3 ve 62. maddeleri uygulanarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 27/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy