MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, müştekinin kilitli olarak yola bıraktığı aracın muhkem olan kapı kilidini zorlayarak açıp, düz kontak yapmak suretiyle çalması şeklinde gerçekleşen olayda, suç tarihi itibariyle sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1 maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/3 maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 66/1-e maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3 maddeleri ışığında 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin 765 sayılı TCK’nın 102/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık asli zamanaşımına nazaran sanık bakımından daha lehe olması ve 8 yıllık asli dava zamanaşımının, 29.11.2005 tarihli mahkumiyet hükmü ile 16.11.2017 tarihli mahkumiyet hükmü arasında gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla esasa ilişkin hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 08.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy