MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Av. ...’un sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Bozma öncesi yapılan yargılamada sanıkla birlikte ifadeye katılan müdafii Av. ..., sanık hakkında verilen hükmü temyiz etmişse de, sanığın bozma sonrası ve hüküm açıklama yargılaması sırasında talimat mahkemelerinde alınan ifadelerinde, müdafii istemediğini söylemesi ve müdafii atanmasının zorunlu da olmaması karşısında, mahkemece atanan müdafii Av. ...’un sanık hakkında kurulan 23.05.2017 tarihli mahkumiyet hükmünü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından, hükmü temyize yetkisi bulunmayan Av. ...’un temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, -hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle duran 7 ay 7 gün hesaba katılmadan- ilk mahkumiyet kararının verildiği 31.07.2006 tarihi ile ikinci mahkumiyet kararının verildiği 23.05.2017 tarihleri arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 05/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy