MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan verilen 19/06/2015 tarihli beraat kararının, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20/03/2017 tarihli ve 2017/1856 Esas – 2017/3133 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, mahkeme tarafından 24/05/2017 tarihinde bozma kararına direnilmesi suretiyle yeniden beraat kararı verildiği, 5271 sayılı CMK’nın 6763 sayılı Kanun ile değişik 307. maddenin 3. fıkrası uyarınca yapılan inceleme sonucu, her ne kadar mahkemesince direnme kararı verildiği belirtilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/10/2016 tarihli ve 2015/2-897 Esas ve 2016/366 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi direnme kararında bozmadan önce verilen kararda yer verilmeyen yeni gerekçeler gösterildiği ve bu itibarla mahkemenin verdiği kararın direnme kararı olmayıp bozmaya uyularak verilmiş bir karar olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda, sanığın sorgusu yapılıp savunması saptanmadan beraat kararı verilemeyeceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairemizin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 193/2. maddesine yanlış anlam verilmek suretiyle sanığın sorgusu yapılmadan delil takdiri yoluna gidilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı diğer yönleri incelenmeyen hükmün istem gibi BOZULMASINA, 25/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy