MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın olay günü Nüfus Müdürlüğüne gelerek sekreter olarak görev yapan müştekinin masasında şarja takılı şekilde duran cep telefonunu alarak olay yerinden ayrılması şeklindeki eyleminin 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile eklenen 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/1-a maddesi uyarınca hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini,
2-Olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağına göre; hırsızlığın gerçekleştirildiği Nüfus Müdürlüğüne ait kamera görüntüleri ve araç plakasından tespit edilen üç şahsın bulunduğu mahalleye giden kolluk görevlilerinin sanığın da aralarında olduğu üç şahıs ile görüştüğü, yapılan görüşmede sanığın suça konu telefonu kendisinin aldığını ve pişman olduğunu belirterek telefonu kendi rızası ile teslim ederek müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 24/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy