MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yokluğunda verilen kararın sanık ...’in adresine 03/02/2011 tarihinde tebliğe çıkartıldığı, sanık adresinde bulunamadığından kararın tebliğ edilemediği, güncel MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebligat yapılması gerekirken aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre 25/03/2011 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 07/07/2011 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği, sanığa Tebligat Kanunu'nun 35. madesine göre yapılan tebligat geçersiz olduğu gibi, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği halde, sanığın 07/07/2011 tarihli dilekçesi üzerine mahkemece verilen 14/07/2011 tarihli ek kararda yasa yolunun gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın öğrenme üzerine 07/07/2011 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin 18/01/2011 olan karar tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 26/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy